Kadıköy Belediyesi bütüncül ve katılımcı iklim eylemi projesi tanıtım toplantısı gerçekleşti.

Kadıköy Belediyesi bütüncül ve katılımcı iklim eylemi projesi tanıtım toplantısı gerçekleşti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE HAFTASINDA (16-27 EKİM).

Kadıköy Belediyesi’nin, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA 2013) kapsamında finanse edilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı’na” yaptığı başvuru sonuçlandı. Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi ile küçük ölçekli projeler kapsamında 49.888.20 Euro hibe almaya hak kazandı. Kısa adı Kadıköy İklim Eylemi Projesi (KİEP) olan ve 15 Eylül 2017’de başlayan Projenin detaylarını paydaşlarla paylaşmak için, Dünya İklim Değişikliği ile Mücadele Haftası’nda, 24 Ekim 2017 Salı günü Tasarım Atölyesi Kadıköy’de bir tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt NUHOĞLU, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcıları, proje kapsamında görev alacak olan müdürlükler, Kadıköy Kent Konseyi, Kadıköy mahalle muhtarları, iklim değişikliği alanında faaliyet yürüten kamu kurum ve kuruluşları, akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve konunun uzmanları davet edildi.

EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ

Toplantının açılış konuşmasını Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt NUHOĞLU yaptı. İklim değişikliği konusunun dünyadaki en büyük sorunlardan biri olduğunu söyleyen NUHOĞLU, “En son Paris’te yapılan toplantıda ABD imzasını çekti ve ben bu sürece katılamayacağım dedi. Küresel ısınmanın daha yoğun yaşandığı bu dönemde dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip, en çok enerjiyi kullanan bir ülkenin, ‘ben imzamı geri çekiyorum’ demesi aslında dikkat çekilmesi ve tartışılması gereken bir konu. Peki, Türkiye’de iklim değişikliği, doğayla uyum, tarım, organik tarım, insanların ihtiyaçlarını ne kadar karşılıyor? Emin olun bu sabahki haberlerde balık türlerinin yok olmasına ilişkin tek kelime yok. İklim değişikliğinin daha çok insan tarafından farkına varılması gerekiyor. Daha az enerji kullanabilmeyi yaygınlaştırmak, teknolojinin toplum tarafından kabul edilmesini ve desteklenmesini sağlamak zorundayız. Yaz mevsimlerinde önceden evlerimiz serin olurdu, çevremizde daha çok bina olduğu için şu an yazları daha sıcak geçiyor. Klimaya karşı olmamıza rağmen evlerimize klima taktırmak zorunda kalıyoruz. İstanbul’da klima kullanmadan da geçinebilecek bir iklime sahibiz ama dikkat edin bütün evlerde iş yerlerinde her yerde klimalar var ve bunlar korkunç derecede enerji tüketiyor.” diye konuştu. Katılan herkese teşekkürlerini ileten NUHOĞLU, “Bundan sonraki süreçte bu tür toplantıların devamını sağlamakla beraber daha iyi şeyler yapıp böyle şeylere dikkat çekmeye çalışacağız” dedi. Aykurt NUHOĞLU’ndan sonra söz alan Kadıköy Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürlüğü personeli mühendis Damla MUHCU, T.C. Başbakanlık Merkezi İhale ve Finans Kurumu’nun Çevre başlığında vermiş olduğu fon çalışmalarını kapsamlı bir şekilde anlattığı “Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasite Geliştirme Hibe Programı” bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi.

“İSTANBUL’DA HAZIRLIK YOK”

Toplantının devamında Yeşil Düşünce Derneği’nden Çevre Mühendisi Menekşe KIZILDERE, iklim değişikli konusunda yerel yönetimlere çok fazla görev düştüğünü ifade ederek, kentlerdeki sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinin iklim değişikliğinden etkilendiğini vurguladı. Buna karşın birçok kentin iklim değişikliğine karşı hazırlıksız olduğunu dile getiren KIZILDERE, “İstanbul’da buna dair bir plan yok. Kurumlar arasında bir yetki karmaşası var” diye konuştu.

“DAHA FAZLA GÖREV DÜŞÜYOR”

KIZILDERE’den sonra söz alan Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semra Cerit MAZLUM, “İklim Değişikliği ile Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” başlıklı bir sunum yaptı. da 2015 yılında yapılan Paris Antlaşması’nda yerel yönetimlerin de iklim mücadelesinin içine dâhil edildiğini söyledi. İklim değişikliği mücadelesinde yerel yönetimlerin çok önemli bir aktör olduğunu ifade eden MAZLUM, “Yerel yönetim ulaşımın organize edilmesinin birinci aktörüdür. İklim değişikliği konusunda sorumlulukları ortaya çıkıyor. Alt geçitler, metrobüs hatları, metro hatları yoğun yağışlarda ulaşılmaz hale geliyor. Demek ki yerel yönetimler iklim değişikliğini iyi planlamalı” diye konuştu. “Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. Türkiye’de de durum farklı değil” diyen MAZLUM, “İklim değişikliğiyle ilgili uluslararası anlaşmalar yapılıyor ama bunların tabana yayılması gerekiyor. Yerel yönetimler de kentlerde hayatı düzenlediği için. İklim değişikliği konusunda yerel yönetimler daha fazla görev almalı” dedi.

KADIKÖY BELEDİYESİ, BÜTÜNCÜL VE KATILIMCI İKLİM EYLEMİ PROJESİ

Toplantının son konuşmasını ise Kadıköy Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Aynur Şule SÜMER yaptı. Kadıköy Belediyesi’nin iklim değişikliğinin etkilerini azaltma konusunda şimdiye kadar yaptığı çalışmaları, fon alınan programın etaplarını ve çalışma başlıklarını paylaşan SÜMER, katılımcılara Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi hakkında detaylı bir tanıtım gerçekleştirdi. Konuşmasında;

NEDEN 24 EKİM’İ SEÇTİK?

16-27 Ekim haftası Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada “Dünya İklim Değişikliği İle Mücadele Günleri” olarak belirlenmiştir. Bu sebeple 24 Ekim tarihi, projenin halka ilk tanıtımı, iklim değişikliği ile mücadele konusunda farkındalık yaratmak ve konuya ilgi çekmek açısından özellikle seçilmiştir.

PROJE YAPISI İTİBARIYLA KATILIMCI VE BÜTÜNCÜL BİR PROJEDİR.

Kadıköy’de 2012 yılında katılım sağladığımız Belediye Başkanları Sözleşmesi (Covenant of Mayors) kapsamında hazırlanan ve 2020 yılına kadar İlçe sera gazı salımlarının %20 oranında azaltım hedeflerinin yer aldığı Kadıköy Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı 06.03.2015 tarihinde Covenant of Mayors sistemine yüklenmiş ve onaylanmıştır.  

Kadıköy Belediyesi olarak “Kadıköy Belediyesi Sürdürülebilir Eylem Planı”nın iklim değişikliği ile mücadele konusunda kurumsal kapasitenin iyileştirilmesi ve Paris İklim Antlaşması’nın yeni hedefleri doğrultusunda “Kadıköy Belediyesi Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Stratejisi ve Eylem Planı”na dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, Avrupa birliği tarafından kabul edilen ve hibe almaya hak kazanan “Kadıköy Belediyesi, Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi” kapsamında görev alacak olan Belediyemiz Müdürlükleri, Kadıköy Kent Konseyi, Kadıköy mahalle muhtarları, iklim değişikliği alanında faaliyet yürüten kamu kurum ve kuruluşları, akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri, uzmanlar ve halkın aktif katılımını önceleyen katılımcı bir perspektifle ve küresel ve AB düzeyinde stratejik yöntemleri dikkate alan bütüncül bir metodoloji uygulanacaktır.

KONUYLA İLGİLİ YEREL BİR SAHİPLENME PLATFORMU OLUŞTURULACAK

“Kadıköy Belediyesi, Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi” çıktılarından biri de; iklim değişikliği konusunda yerel bir sahiplenme platformu oluşturmaktır. Bir yıl sürecek olan proje süresince gerçekleştirilecek olan fikir alma toplantılarına gönüllülük esası ile katılacak olan bu yerel sahiplenme platformu içinden 300 kişilik bir “İklim Elçisi” grubu oluşturulacaktır. Böylece yerel anlamda iklim değişikliği ile mücadele faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir olması sağlanacaktır.

EĞİTİM AYAĞININ BULUNMASI

Ağaç yaşken eğilir mantığında yaklaşarak, proje kapsamında İlçemizde bulunan anaokulu düzeyindeki (3-6 yaş grubundaki) çocuklara yönelik iklim değişikliği, etkileri ve mücadele yolları konulu bir eğitim programı geliştirmek suretiyle; Belediyemizin iklim değişikliği ile mücadele faaliyetlerinde özellikle çocuklar ve gençler arasında sahiplenme duygusu yaratılacaktır. Proje kapsamında özellikle gençlerden seçilecek 40 kişiye konuyla ilgili eğitmen eğitimi verilerek bir gönüllü eğitmen grubu oluşturulacak ve bu gönüllü iklim eğitmenlerimiz ile İlçemizde bulunan 20 anaokulunda 4000 öğrenciye İklim Değişikliği, Etkileri Ve Korunma Yolları Eğitimi verilecektir.

 

Bu yayın Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin mali desteğiyle hazırlanmıştır.
Bu yayının içeriği yalnızca Kadıköy Belediyesi liderliğindeki konsorsiyumun sorumluluğundadır.
Avrupa Birliği’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.